30 Ağustos 2017 Çarşamba

Teras-Teras Tek Bölüm








Teras-Teras 

Yoga için hazırlıklarını tamamladığında saat sabahın altısıydı. Yaz sabahlarının en serin saatlerinde terasa çıkıp kendine geliyor, daha sonra hayata başlıyordu. Ruhunun bedenine dönüşü için buna ihtiyaç duyduğunu söylüyordu soranlara.  
Bitişik nizam olan evin en büyük sorunu olan yan daire henüz uyanmayacağı için rahat rahat seansını bitirecekti. Çok kısık sesle müziğini de açtı. Gerçi başka komşularını rahatsız edecek olmasa sırf yan daireyi rahatsız etmek için sonuna kadar açabilirdi müziği. Haftanın en az bir gecesi, gece yarılarına kadar parti veren birini rahatsız etmenin lafı bile olmazdı.  

10 Ağustos 2017 Perşembe

DOLANDIRICI - Tek Bölüm







"Torun, aldıkların ağır olursa taksi tut."
"Olur, anneanne."
Kulaklarına inanamıyordu. Anneannesi hiç tanımadığı birine torun diyordu. Bir an durdu. Emin miydi, anneannesi miydi? Acele karar vermeden önce cep telefonundaki eski bir fotoğrafı açtı. Evet, oydu. Sadece biraz daha yaşlı, biraz daha kilolu, biraz daha beyaz saçlıydı. Annesinin genetiğini kimden aldığına gözleri ile şahit oluyordu. Yetmiş iki yaşında biri için çok iyi gözüküyordu. Tabii o ayağındaki alçı olmasa daha da iyi gözükebilirdi.

17 Nisan 2017 Pazartesi

VEDA - DİĞER VERSİYON Son Kısım

Akşam için ne yapacağını bilmeden uzun süre evde dolaştı. Güzel bir yemek masası hazırlamayı ve bir şey yokmuş gibi konuşmayı düşünmüştü. Fakat bir şey vardı. O zaman alttan alan, yok sayan taraf olmamak için özel bir şeyler yapmak yerine normal bir masa hazırladı. Yemekleri de hazırlanınca duşunu aldı. Evin ısısı ince bir elbise için yeterliydi. Gereğinden fazla bir şey yoktu. Artık Murat'ın gelişini bekliyordu.  
Saat sekiz olduğunda hala gelmemişti. Telefon açmış, telefonu bir iki kere çaldıktan sonra meşgule alınmıştı. Genelde bunu toplantıdaysa yapardı. Yarım saat kadar sonra yeniden aradı ve yine telefon meşgule alındı. Aramayı bıraktı. Saat on olduğunda yemeğini yemiş, kahvesini alıp televizyonun karşısına geçmişti. Geri dönüş yapmamıştı Murat. On ikiyi biraz geçe kapı açıldı. Yine alkollü bir şekilde içeri girdi ve sanki hiç anormallik yokmuş gibi, "İyi akşamlar. Bir duş alıp geliyorum." diyerek banyoya yürüdü. 

VEDA - DİĞER VERSİYON ilk kısım



 Kapı çaldığında masaya bir bakış attı. Her şey hazırdı. Kapıya doğru yürürken, önceki geceye göre daha az yorgun olmasını dilediği kocasını karşılamak için yüzüne gülümsemeyi yerleştirdi. 
"Hoş geldin, hayatım." 
"Hoş buldum, canım. Mis gibi kokular geliyor." 
"Duş için beş dakikan var." 
"Giyinmek için?" 
"Hiç yok." 
Murat, karısının cümlesinden sonra çapkın bakışlarla elindeki çantayı bırakıp beline sarıldı. "Duşun beş dakikasını biraz uzatsak, birlikte duşa girsek?" 
Hülya gülerek baktı, biri mavi, biri kahverengi olan gözlere. "Sonra yemeğime 'çok kuru olmuş, tadı tuhaf' demediğin sürece sorun yok." 
"Bugün takvime uygun günlerden mi?" 

VEDA - Tek Bölüm (Devamı)

Akşam için ne yapacağını bilmeden uzun süre evde dolaştı. Güzel bir yemek masası hazırlamayı ve bir şey yokmuş gibi konuşmayı düşünmüştü. Fakat bir şey vardı. O zaman alttan alan, yok sayan taraf olmamak için özel bir şeyler yapmak yerine normal bir masa hazırladı. Yemekleri de hazırlanınca duşunu aldı. Evin ısısı ince bir elbise için yeterliydi. Gereğinden fazla bir şey yoktu. Artık Murat'ın gelişini bekliyordu.  
Saat sekiz olduğunda hala gelmemişti. Telefon açmış, telefonu bir iki kere çaldıktan sonra meşgule alınmıştı. Genelde bunu toplantıdaysa yapardı. Yarım saat kadar sonra yeniden aradı ve yine telefon meşgule alındı. Aramayı bıraktı. Saat on olduğunda yemeğini yemiş, kahvesini alıp televizyonun karşısına geçmişti. Geri dönüş yapmamıştı Murat. On ikiyi biraz geçe kapı açıldı. Yine alkollü bir şekilde içeri girdi ve sanki hiç anormallik yokmuş gibi, "İyi akşamlar. Bir duş alıp geliyorum." diyerek banyoya yürüdü. 

VEDA - Tek Bölüm



Kapı çaldığında masaya bir bakış attı. Her şey hazırdı. Kapıya doğru yürürken, önceki geceye göre daha az yorgun olmasını dilediği kocasını karşılamak için yüzüne gülümsemeyi yerleştirdi. 
"Hoş geldin, hayatım." 
"Hoş buldum, canım. Mis gibi kokular geliyor." 
"Duş için beş dakikan var." 
"Giyinmek için?" 
"Hiç yok." 

21 Aralık 2016 Çarşamba

Aralık Kapı - Tek Bölüm

Servis otobüsünün ön tarafından gelen uğultu ve hareketlenme ile bakışlarını okuduğu kitaptan kaldırdı. Özellikle en önde oturan dört genç kızın minik çığlıkları dikkatini çekmişti. Ağırlıkla memurların kullandığı servis aracı durup da çığlıklara neden olan yolcuyu alınca içinde bir yerlerde fırtınalar koptu. Dışarıda çakan şimşeklerin, esen rüzgarın kat kat fazlasını saniyeler içinde kalbinde yaşadı.